" /> Süresiz Nafaka! | Ege'de Son Nokta

Süresiz Nafaka!

Süresiz Nafaka!

Nafaka konusu gündemde. Tartışılıyor. Herkes kendi kimliği açısından bir şeyler söyleyebilir bu konu üzerine.. Ancak hukukçuların diyecekleri başka temelde olmalı, kimlikler açısından olmamalı, objektif olmalı… Nafaka düzenlemesinde birkaç terim vardır. Tedbir nafakası, iştirak nafakası, yoksulluk nafakası… Tedbir nafakası, açılan boşanma yada nafaka davalarında dava kesinleşinceye kadar taraflardan birine tedbir mahiyetinde bağlanan geçici nafakadır. Boşanma davası kesinleşene dek geçen sürede ihtiyacı olan tarafın ekonomik hayatına, geçinmesine katkı sağlayan bir nafaka türüdür.. Bu nafaka, boşanma davası bitiminde müşterek çocuklar için iştirak nafakasına, boşanan eş için ise yoksulluk nafakasına dönüşür ve bu adla adlandırılır..
Burada boşanan çiftlerin ortak çocuklarına bağlanan iştirak nafakasında aslında bir tartışma yoktur. Neticede reşit olana kadar , velayet de değişmezse bu nafaka devam edecektir. Tartışma YOKSULLUK NAFAKASI konusunda toplanmakta. Yoksulluk nafakası aslında yasa gereği ihtiyacı olan, boşanma sonucunda ekonomik olarak zora düşeceği görülen iki tarafa da bağlanabilir. Yani sadece boşanan kadının hakkı değildir bu. Boşanan erkek de , boşandığı kadından nafaka talep edebilir. Tabi uygulamada bu nafakayı talep eden ve bağlatan boşanan kadınlar olmaktadır..
Bu yoksulluk nafakası, bir yargıtay içtihatı dikkate alınarak süresiz hale getirilmiştir. Aslında yasalarımızda bir süresizlik düzenlemesi yoktur. Ama uygulama süresiz nafaka şeklinde sürmektedir. Nedir süresiz olma?? Yani, kendine nafaka bağlanan kişi ölene yada tekrar evlenene kadar bu nafakayı alır. Evlilik isterse 1 gün bile sürmemiş olsun… Bu hakkaniyete uyar mı? Vicdanlara sormak lazım.. Peki, kötü niyetli bir kişi sırf bu sebeple evlilik yapabilir mi? Evet, bunun örnekleri vardır. 20 yaşında evlenen bir çift düşünün.. 1 yılda boşandılarsa ve boşanan kadın bir daha evlenmediyse , boşanan eş ölene kadar 50-60 yıl bu nafakayı ödemek zorunda kalabilir.. Aile Bakanlığı vardır ülkemizde.. Aile Bakanlığımızın 1 numaralı sorumluluk alanı aile kurumunu korumak, sürdürülmesini sağlamaktır. Çünkü, toplumun ayakta kalmasının en temel kurumu AİLEDİR. Aile olmadan devletler dahi olamaz. Nüfusun kendini koruması, yok olmaması için şarttır Aile kurumu. Aile olmadan doğum oranlarının ne kadar yetersiz kalacağı aşikardır. Nüfus çoğalamaz, yaşlı nüfus artar. Ve nihayetinde devlet kendini koruyamaz, var olamaz noktaya gelir. .
İlgili Devlet kurumları bunu öngörmeli ve gerekli tedbirleri de almalıdır. Aile Bakanlığı, evlilik kurumunu teşvik etmeli, boşanmaları azaltmak için de tedbirler almalıdır. Peki bu tedbirler alınıyor mu günümüzde?… Keşke bu soruya evet diyebilseydik.. Birkaç örmek vereyim.. Süresiz nafaka nedeniyle, bir çok kişi evlenip boşanırsa ömür boyu nafaka borçlusu olabileceği endişesiyle evlenmekten imtina etmektedir.. Ticari işlerde dahi ömür boyu borç ödemesi olmaz. Ömür boyu kredi borçlanması olmaz. Evlenecek kişi, boşanma ihtimali her zaman var olduğuna göre, evleneceği kişiye
AÇIK BORÇ SENEDİ verse yeridir. Bu açık borç senedinde borç bedeli sınırsız, vade sınırsız olacaktır. Kim böyle bir ticari anlaşma yapar!….
Bir kisiyi sevdiği ve resmi olarak evlenmenin cezalandırıldığı bir sistemdir bu. Legal olanı cezalandırmaktır, evlilik dışı yaşamı özendirmektir.. Çocuk dünyaya getirmeyin demektir.. Biraz sert bir yorum gibi gözükebilir ama sonuç maalesef buraya kadar dayanmaktadır.
Bir de, aile kurumunu yaralayan bir düzenleme daha var günümüzde.
UZAKLAŞTIRMA KARARI… Uzaklaştırma kararı Aile Mahkemelerince talep halinde verilen bir karar.. Kadının, eşinin yanına gelmemesini istemesi durumunda verilen bir karardır. Peki sebepleri ne olabilir.
FİZİKSEL ŞİDDET… Buna kim karşı olabilir.
PSİKOLOJİK ŞİDDET.
SÖZLÜ ŞİDDET… Buna da kimse bir şey diyemez. Haklıdır uzaklaştırma isteyen eş… Ekonomik şiddet ?? Eşim bana ekonomik olarak bakmıyor, evden uzaklaşsın… Ancak işte bu aşamadan sonrasını okurun takdirine sunuyorum. Herhangi bir gerekçe yada delil olmaksızın ,hiç bir şiddet türü olmaksızın sadece i an keyfi istediği için bir eş talep edip eşini evden uzaklaştırabilir.
1 ay, 3 ay ,6 ay ….. Sadece paşa gönlü o an öyle istediği için. Bu uzaklaştırma kararını elbet hak ederek talep eden eşler vardır, çoktur da. Ya peki ya bu hakkı kötüye kullananlar. Yok mudur? Çoktur.. Aile Mahkemeleri ise araştırma yapmadan otomatik olarak uzaklaştırma kararı vermek zorunda kalmaktadır.
Sonuçta ise, haksız hukuksuz uzaklaştığını düşünen kisi aile kurumundan soğumakta ve boşanmalar bu sebeple daha da artmaktadır. Aile kurumunu kim düşünecektir?
YAŞLA KURUYU, HAKLI İLE HAKSIZI , MASUM İLE SUÇLUYU AYIRT EDEMEYEN , AYIRT ETME GAYRETİ OLMAYAN BİR TOPLUM VARLIĞINI SÜRDÜREMEZ..
ADALETİ SAĞLAMAYAN BİR TOPLUMDA HUZUR SAĞLANAMAZ. AİLE BİRLİĞİNİ KORUMAK DEVLETİN GÖREVİDİR. KENDİ HALİNE BIRAKAMAZ … YASALAR , DOĞRU İLE YANLIŞIN ARASINA KALIN ÇİZGİYİ ÇEKMELİDİR..
Süresiz ,ömür boyu nafaka müessesesi nafakayı ala kisiyi de tembelliğe itmektedir. Bu konuda söylenecek çok söz var ama son bir gelişmeyi de paylaşacağım sizlerle..
Yargıtay hukuk dairesinin son bir kararı bu yaraya iyice tuzu ekmiştir kanımca. Der ki, nafaka isteyen kadın bir işte çalışıyor olsa, maaşı olsa da lehine yoksulluk nafakasına hükmedilir. Yetmez der hukuk dairemiz, nafaka isteyen kadın, boşanma konusunda tam kusurlu taraf olsa, karşısındaki eşin hiç kusuru olmasa da yine kusurlu kadın lehine yoksulluk nafakasına hükme dilsin….
Kimse boşanma aşamasında yoksulluğa düşecek eşe nafaka ödenmesin demiyor ama kantarın topuzunu kaçırmamak, vur deyince öldürmemek gerekir. Hukuk budur, yoksa adı guguk olurdu.. Devletimiz bu konuda da taşın altına elini koymalı , hakkaniyetli bir düzenleme yapmalı, gerekirse boşanmış yoksulluğa düşen kadınlara devlet olarak kendisi zenginliğe sebep olmayacak uygun bir nafaka tutarında maaş bağlamalıdır.. .
İyi bir haber : ADALET BAKANLIĞIMIZ SÜRESİZ NAFAKA KONUSUNDA YENİ VE ADIL BİR TASARI ÜZERİNDE ÇALIŞMAKTADIR. ÇOK YAKIN ZAMANDA BİR DÜZENLEME ELZEMDİ. UMARIM BU DÜZENLEME ADALETİ SALAMAYA YÖNELİK BİR ADIM OLUR VE AİLE KURUMUNU AYAKTA KALMASI YÖNÜNDE DE BAŞKACA ADIMLAR DA ATAR. UNUTMAYIN AİLE YOKSA , GENÇ NÜFUS YOK, DEVLET YOK. AİLE VARSA GÜÇLÜ TÜRKİYE VAR….. Tekrar görüşmek dileğiyle

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın